h1

Mus’ab b.Umeyr

08/02/2011

          Mekke’nin zengin ailelerinden olup, yakışıklı ve güzel giyinen bir gençti. Anne ve babası onun üzerine titrerdi. Özellikle, Mekke’nin en zenginlerinden sayılan annesi, oğluna güzel elbiseler giydirir ve güzel kokular sürerdi. Mekkeliler de onu hayranlıkla seyrederlerdi.

          Mus’ab, Mekke’de o günün şartlarına göre zenginlik ve ihtişam içinde yaşarken, Hz. Peygamber(s.a.s)’in insanları İslâm’a davet ettiğini öğrendi. Fazla vakit kaybetmeden Hz. Peygamber’e giderek iman edip müslüman oldu. O sırada Mekkeliler, müslümanlara yoğun bir baskı uyguladığından, Hz. Mus’ab müslüman olduğunu ailesinden gizlemek zorunda kalmıştı. Ama o, Peygamberimizi gizlice ziyaret etmeyi de ihmal etmezdi. Ne var ki, Mus’ab’ın namaz kıldığını görüp durumu annesi ile akrabalarına bildirmişlerdi. Bunun üzerine akrabaları yakalayıp hapsettiler. Mekke’nin bu nazlı ve zengin genci için artık çile dolu zor günler başlamıştı.

          Habeşistan’a hicret eden ilk kafileye katılıncaya kadar hapiste tutulan Hz. Mus’ab, hicret imkanı çıkınca, dinini daha rahat bir şekilde yaşayabilmek için Habeşistan’a hicret etti. Habeşistan dönüşünde Hz. Mus’ab’ın durumu tamamen değişmiş ve bu nazlı delikanlının yerini, kalbi İslam ve imanla dopdolu iradesi güçlü kuvvetli, metin bir genç almıştı. Annesi ondaki bu kararlılık ve metaneti görünce, üzerindeki baskısını biraz hafifletmek zorunda kaldı.

          Bu sırada Birinci Akabe Beyatı olmuş ve Medinelilerden bir grup İslâm’ı kabullenmişti. Kendilerine İslâm’ı anlatmak ve diğerlerine de tebliğ yapmak için Rasulullah’tan bir öğretici istediler. Hz. Peygamber de bu önemli görev için Hz. Mus’ab b. Umeyr’i görevlendirdi. Hz. Mus’ab onlara hem namaz kıldıracak, hem Kur’an öğretecek, hem de diğer insanlara İslâm’ı anlatacaktı ve yeni kimseleri İslâm’a davet edecekti.

          Böylece Medine’ye ilk hicret eden sahabi Mus’ab b. Umeyr oluyordu.

         Bedir savaşında muhacirlerin sancağı onun elindeydi. “Rasûlullah’ın bayraktarı” olarak ün yapmıştı. Uhud savaşında da sancak yine onun elindeydi.

          Uhud Gazvesinde İslâm ordusunun sancağını taşıyan Mus’ab b. Umeyr’in önce sağ kolu kesildi. Hemen sancağı sol eline alarak savaşa devam etti. Fakat ardından sol eli de kesildi. Bu defa vücuduyla sancağa sımsıkı sarıldı. Sonunda müşriklerin bir mızrak darbesiyle şehid oldu.

          Hz. Mus’ab şehid edildiğinde kırk yaşlarında idi. Bir zamanlar zenginlik ve refah içinde yaşayan bu değerli insanı kefenleyecek bir örtü dahi bulunamamıştı.

          Başını örterken ayakları açılıyor, ayaklarını kapatırken de başı açığa çıkıyordu. Bu yoksulluk karşısında aziz şehidin başı, kefen olarak sardıkları hırka yukarı çekilerek örtüldü, açıkta kalan ayaklarının üzeri ise otlarla kapatıldı. 

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.