h1

Mucize

20/01/2011

        Sally, küçük kardeşi George’un amansız hastalığı hakkında anne ve babasının konuşmalarını duyduğu tarihte, yalnızca sekiz yaşındaydı.

         Annesi, George’un önemli bir ameliyat geçirmesi halinde yaşayabileceğini, ancak ameliyat için çok para gerektiğini söylerken, babası, “Bu durumda oğlumuzu ancak bir mucize kurtarabilir” diyordu.

Bu sözleri duyar duymaz, usulca odasına yürüdü Sally. Kumbarasındaki tüm parayı döşemeye döktü. Tek tek saydı: Bir dolar on bir senti vardı. Paraları cebine koyduğu gibi hızla evden çıkıp doğru sokağın başındaki eczaneye koştu.

Yorgun görünüşlü yaşlı eczacı, bir müşterisine sattığı ilaçların nasıl kullanılacağını anlatıyordu. Neden sonra Sally’ye döndü: “Evet” dedi, “Ne istiyorsun?”

Gözleri dükkâna yeni giren iyi giyimli, zengin görünüşlü, orta yaşlı adama takılınca, acele acele ekledi: “Çabuk söyle, beyefendiyle ilgileneceğim.”

Sally, üzgün ve kırgın bir sesle konuştu: “Hasta kardeşimin iyileşmesi için bir mucize gerekiyormuş, sizden bir mucize almak
istiyorum. Parası neyse veririm.” Avucunda sımsıkı tuttuğu bozuk paraları gösterdi.

Eczanede bekleyen iyi giyimli, zengin görünüşlü, orta yaşlı adam, cevap vermeye hazırlanan eczacıyı bir el işaretiyle susturduktan sonra, gülümseyerek Sally’ye döndü:

“Kardeşinin iyileşmesi için ne tür bir mucize gerekiyor bakalım küçük hanım?”

“Bilmiyorum” dedi Sally.

Gözlerinden süzülen yaşlara aldırmadan devam etti:

“Bildiğim şu ki; küçük kardeşim George çok hasta. Bir mucize olmazsa ölecekmiş. O zaman ben de kumbaramdaki tüm paraları çıkarıp mucize satın almak için bu eczaneye geldim. Böyle durumlarda herkes elinden geleni yapmalı değil mi efendim? Biz bir aileyiz ve birbirimizi çok seviyoruz.”

“Ne kadar paran var?” diye sordu orta yaşlı, iyi giyimli adam.

“Bir dolar ve on bir sent” dedi Sally, avucundaki paraları göstererek, “Ve dünyadaki tüm param bu kadar!”

“Bu aslında iyi bir para” derken hüzünle gülümsedi adam, “Kardeşini kurtarmak için gerekli olan mucizeyi bu parayla rahatça satın alabilirsin.”

Sonra avucunu açıp Sally’ye uzattı: “Şimdi bütün paranı bana ver bakalım.”

Sally tüm bozuklukları adamın avucuna boşalttı.

“Tamam” dedi adam, “Şimdi de elimi tut ve beni evine götür. Kardeşini tanımak istiyorum.”

Yorgun eczacının şaşkın bakışları arasında eczaneden çıktılar. Sally ile birlikte yürümeye başladılar. Sally elbette bilmiyordu,
eczanede “mucize” ararken tanıştığı adamın Dr. Carlton Armstrong olduğunu…

Dr. Armstrong, Amerika’nın tanınmış cerrahlarından biriydi ve George’un ameliyatını yapabilecek birkaç isim arasında geliyordu. Nitekim ameliyat başarıyla sonuçlandı…

          Sally’nin ailesi hiçbir ödeme yapmadan George sağlığına kavuştu. Bir hafta sonra mutluluk içinde hastaneden evlerine döndüler. Ama yaşadıkları olayın etkisinden kurtulamamışlardı. Sally’nin annesi, eve girer girmez, “Hâlâ inanamıyorum” dedi, “Yaşadıklarımız gerçek bir mucize! Yine de ameliyatın kaça mal olduğunu merak ediyorum.” Sally kendi kendine gülümsedi.O, bu mucizenin kaça malolduğunu çok iyi biliyordu:

          Tamı tamına bir dolar on bir sente malolmuştu!

                         (Bonita L. Anticola) Çeviri: Nuray Bartoschek

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.